Abes-Muktebes tartışması, göz için kafiye-kulak için kafiye düşüncesi etrafında ortaya çıkan eski-yeni tartışmalarından biridir. Zemzeme-Demdeme tartışması olarak da bilinir.

Abes-Muktebes Tartışması

Abes-Muktebes tartışması, Hasan Âsaf’ın yazmış olduğu “Bürhan-ı Kudret” isimli şiirin kafiyelenişi sebebiyle ortaya çıkan, göz için kafiye-kulak için kafiye düşüncesi etrafında meydana gelen eski-yeni tartışmalarındandır. Talim-i Edebiyat‘ın ortaya çıkmasından sonra başlayan bu eski-yeni tartışmasının tarafları olan Muallim Naci ve Recaizade Mahmut Ekrem, aslında tamamıyla bir yeniliğin içerisinde tartışmaya başlamışlardır.

Malumat mecmuasının 26 Teşrinievvel 1311 (7 Kasım 1895) tarihli 20. sayısında neşredilen Hasan Asaf’ın Bürhan’ı Kudret‘inde;

“Zerre-i nurundan iken muktebes
Mihr ü mehe etmek işaret abes”

beyitinde yer alan abes ve muktebes sözcükleri ile yapılan kafiye, şiirde kafiyenin göz için olduğu düşüncesine dayanan klasik edebiyat kurallarına aykırı bulunarak eleştirilmiştir.

Hasan Âsaf, eleştirilere yanıt verirken Recaizade Mahmut Ekrem‘in kulak için kafiye görüşünü kaynak göstermiştir. Bu eleştiriler devam ederken, Recaizade Mahmut’un ilk kez Maarif mecmuasının 7 Kânunuevvel 1311 (19 Aralık 1895) tarihli 2. sayısında yayımlanan “San’at Müşkil İse de Muaheze de Âsân Değildir!” başlıklı yazısında aynı düşünceyi tekrarlamasıyla bu tartışma büyüyerek eski-yeni çatışmasına dönüşmüştür. Bu çatışma, Recaizade Mahmut Ekrem’in Zemzeme (ezgili, nağmeli ses) adlı eserini yazmasına karşılık Muallim Naci‘nin Demdeme (azarlama, hiddet) adlı eserini yazmasıyla Zemzeme-Demdeme tartışmasına dönüşür.

Ancak, şunu da hemen belirtmemiz gerekir ki, Naci, sanılanın aksine tamamıyla eskinin savunucusu değildir; kendisinin yeni tarzda yazmış olduğu şiirleri de vardır. Bu tartışma, daha çok, Naci ve Recaizade arasındaki şahsi sebeplerinden ötürü ortaya çıkmış olup, tartışmayı hareketlendirenler ise, iki şairin çevresindekiler olmuştur. Muallim Naci’nin şiirleri/düşünceleri gündeme getirilerek yapılan eleştiriler kendisinin kişiliğine hakaret derecesine varınca Recaizade Ekrem, Maarif Nezareti’ne (Milli Eğitim Bakanlığı) müracaat ederek tartışmanın son bulmasını sağlamıştır.

Kulak için kafiye konusunda ilk adımlar, bu tartışmadan yaklaşık 10 yıl önce atılmıştır. Menemenlizade Mehmet Tahir, kulak için kafiyeye Güneş mecmuası’nın 5. sayısında çıkan Bir Hazin Temaşa adlı şiirinde başvurur.

Sonuçları

Bu tartışma, yenileşme sürecindeki edebiyatımız adına hiç şüphesiz ki bir kazanç olmuştur. Tartışmanın sonuçları aşağıdaki gibidir:

  • Abes-Muktebes (eski-yeni veya Zemzeme-Demdeme) tartışmasının en önemli iki sonucundan biri Servet-i Fünûn hareketinin meydana gelmesine zemin hazırlamış olmasıdır.
  • Bu tartışmanın bir diğer sonucu ise, Divan şiirinin en mühim kaidelerinden biri olan göz için kafiyenin üstünlüğünün yok edilerek, kulak için kafiyenin edebiyatımızdaki yerini kuvvetlendirmiş oluşudur.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz