Ebced Hesabı Nedir, Nasıl Yapılır?

Ebced hesabı ve tarih düşürme sanatı hakkında bilgi vermeden evvel öncelikle kelimenin anlamına değinmek gerekir: Ebced, Arap, Fars ve Türk edebiyatında bir olayın veya durumun tarihini belirtmek için Arap harflerinden her birinin bir sayı değeriyle kullanılması durumudur. Daha çok klasik şiirimizde kullanılmıştır. “Ebced hesabı” ve “hesab-ı cümel” olarak da adlandırılır.

Her harfin bir sayı değeri olduğundan, ebced hesabı yapılırken öncelikle bu harflerin hangi sayılara eşdeğer olduğunu bilmek gerekir; ardından da her birinin sayısal değerleri toplanarak hicri takvim yılı elde edilir. Bulunan hicri takvim yılını, günümüzde kullanıldığından ötürü miladi takvim yılına çevirmek gerekebilir. Bunun için ise, birkaç kolay matematiksel işlem yapmak gerekecektir. Daha iyi anlaşılması adına bir örnek üzerinde gösterecek olursak, örneğin, 1331 hicri yılını ele alalım:

1331 : 32/33 = 40/41
1331 – 40/41 = 1290/1291
1290/1291 + 622 = 1912/1913

Görüldüğü üzere hicri yıl, 32 ya da 33 sayısına bölündü ve hemen ardından çıkan sayı ile hicri yıl birbirinden çıkarıldı; daha sonra ise hicri takvim yılının başlangıcı olan 622 yılıyla çıkan sonuç toplanarak miladi takvim yılı elde edildi.

Ebced Tablosu

NOT: Pe (), Çim (چ), Je (ژ), Gef (گ) harfleri; Be (), Cim (), Ze (), Kef () harfleriyle aynı sayı değerine sahiptir.

Tarih Düşürme Sanatı Nedir ve Nasıl Ortaya Çıkmıştır?

Her bir harfin farklı bir sayıya karşılık geliyor oluşu, edebiyatımızda söz, harf ve sayı birleşiminden ortaya çıkan bir sanatı, tarih düşürme sanatını meydana getirmiştir. Bir sözü, hem manzum biçimde hem de güzel, nükteli ve duygulu bir söyleyişle ifade etmenin yanında bir de tarih düşürmek, tahmin edileceği üzere kolay bir iş değildir. Dolayısıyla bu sanat, ustalık gerektirmektedir.

Tarih düşürme sanatı, bir kelimeyi, bir mısrayı ya da bir beyiti meydana getiren harflere karşılık gelen sayıların toplamıyla geçmişte meydana gelen bir olayın tarihini söylemek sanatıdır.

Sanıldığının aksine ilk dönemlerde tarih düşürmek için bir mısra, bir beyit ya da uzun bir manzume söylenmezdi; olayın tarihi ya tek kelime ile ya da iki üç kelimelik bir söz öbeğiyle ifade edilirdi. Örneğin, 13. yüzyılda yaşamış olan ünlü Türk şairi Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî’nin ölüm tarihine عبرت (ibret) kelimesi tarih düşmüştü.

ع+ب+ر+ت harflerinden meydana gelen bu kelime, 70+2+200+400 sayılarının toplamıyla Mevlânâ’nın ölüm tarihi olan 1273 (Hicri 672) yılını göstermektedir.

Fatih Sultan Mehmet de İstanbul’un fethi için آخرون (Âhirûn) kelimesini tarih düşmüştü. آ+خ+ر+و+ن harflerinden meydana gelen bu kelime sırasıyla 1+600+200+6+50 sayılarına karşılık geliyor; bu sayıların toplamı da İstanbul’un fetih yılı olan 1453’ü (Hicri 857) gösteriyordu. Fatih tarafından bulunan bu tarih, daha sonra, İstanbul’un ilk kadısı Hızır Bey Çelebi tarafından bir beyitte kullanılmıştır:

Feth-i İstanbûl’a fursat bulmadılar evvelûn
Feth edüb Sultan Muhammed didi târîh âhirûn

Tarih düşürme sanatı, bu süreçten sonra büyük bir gelişme göstermiş, şairler, bazen bir mısranın, bazen ise bir manzumenin tümünü tarih düşürmek amacıyla kullanmışlardır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz