Kahramanları hayvanlar olan masallarıyla ün salmış Ezop (Aisopos), Yunan hayvan masallarının yaratıcısıdır. Fabllar adlı tek bir eseri vardır.

Ezop Kimdir? Ezop’un Hayatı

Kahramanları hayvanlar olan masallarıyla ün salmış Ezop (Aisopos), Yunan hayvan masallarının yaratıcısıdır. Esasen hayvan masallarının kökeni çok daha eski dönemlere dayanmaktadır; ancak, bu masalları derleyerek yazıya aktaran ilk kişinin Ezop olması sebebiyle bu metinler, ona mâl edilmiştir. Ezop, yazmış olduğu bu masalların birçoğunu gezip dolaştığı doğu illerinden derlemiştir.

Antik Yunan tarihçisi Heredot’un verdiği bilgilerden hareketle, Ezop’un M.Ö. yaklaşık 6. yüzyılda yaşamış olduğu anlaşılmaktadır. Gençlik yıllarında uzun bir süre köle hayatı sürmek durumunda kalmış; özgürlüğünü kazanınca Asya, Yunanistan ve Mısır’ı gezmiştir.

Hayatı talihsizliklerle dolu olan Ezop, Delphoi’de tanrı Apollon’a saygısızlık yaptığı suçlamasıyla yargılanarak ölüm cezasına çarptırılmış ve kayalıklardan aşağı atılarak öldürülmüştür.

Edebi Kişiliği ve Eserleri

Yazarın Fabllar adlı tek bir eseri vardır.

Ezop masalları, lirizme dayalı olmayan, daha çok didaktik (öğretici) nitelik taşıyan ve âhlaki bir amaç güden metinlerdir. Eski Yunan nesrinin en eski örnekleri kabul edilen bu masallarda başkahramanlar hayvanlardır. Bu metinlerin yapılarını hayvanların karşılıklı konuşmaları meydana getirir. Bu metinlerde hayvanlar aslında birer sembolden ibarettir. Şöyle ki, zekâ, akıl, kurnazlık, aptallık vb. insana özgü vasıflar, hayvanlar aracılığıyla metne aktarılır. Yani metinlerde bir hayvan akıl ve zekâsıyla, bir başka hayvan da kurnazlığı ya da aptallığıyla karşımıza çıkabilir. Bu semboller aracılığıyla insanlara nasihat ve ders vermeye gayret edilir.

Ezop Masallarından Örnekler

Bahçıvan ile Köpek

Bahçıvanın birinin köpeği bostan kuyusuna düşmüş. Adamcağız acımış, kurtarayım diye kalkmış kendi de kuyuya inmiş. Ama hayvan efendisi kendisine bir kötülük edecek, boğacak mı sanmış ne, dönüp ısırıvermiş. Bahçıvan artık orada durur mu? Zaten canı acımış; köpeği bırakıp yukarı çıkmı. “Meğer bu hayvan kendini öldürmek istermiş; benim neme gerekti ki kalktım işine karıştım? Isırdı işte beni!” demiş.

Bu masal haksızlık, nankörlük eden insanlar için söylenmiş.

Ardıç Kuşu

Ardıç kuşunun biri bir mersin ormanına girmiş, oradan pek hoşlanmış, başlamış çöplenmeye. Bir türlü ayrılamıyormuş. Oradan bir kuşçu geçmiş; hemen ökselerini kurup kuşu kolayca tutuvermiş. Ardıç kuşu, kurtuluşunun olmayacağını anlayınca, “Gördün mü başıma gelenleri! Yiyip keyfedeceğim diye işte canımı veriyorum!” demiş.

Bu masal, zevk uğruna kendini kaybeden insanlar için söylenmiş.

Tuz Yüklü Eşek

Tuz yüklü bir eşek çaydan geçiyormuş, ayağı kayıp suya düşmüş. Tuz suda eriyivermiş. Eşek kalkıp da yükünün hafiflediğini görünce ayağının kaydığına pek sevinmiş. Bir gün de sahibi o eşeğe sünger yüklemiş. Eşek, yükün suda hafiflediğini öğrendi ya, çaya varır varmaz ayağı kaymış gibi suya kendini atıvermiş. Süngerler suyu çektikçe çekmiş, şişmiş, ağırlaşmış; o kadar ki eşek bir türlü kalkamamış, ölüp gitmiş.

Hırsızlar ile Horoz

Bir eve hırsızlar girmiş, ama horozdan başka bir şey bulamamışlar. Boş dönecek değiller ya! Onu alıp çıkmışlar. Evlerine götürüp kesmek istemişler. Horoz bıçağın hazırlandığını görünce, “Kıymayın bana, benden insanlara iyilik gelir, ben herkesi işine gitsin diye vaktinde uyandırırım” demiş. Hırsızlar, “Biz seni öldürmeyelim de kimi öldürelim? Tam biz hırsızlığa geldik mi, sen ötüp herkesi ayağa kaldırıyor, bizim işimize engel oluyorsun!” demişler.

İyilerin işine yarayana kötüler düşman olur; bu masal onu ifade ediyor.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz