14. yüzyılda Avrupa’da ortaya çıkan Hümanizm (İnsancıllık), adından da anlaşılacağı üzere insanı yücelten, insancıl, beşeriyetçi bir fikir akımıdır. Bu fikir akımı, “yeniden doğuş” olarak da nitelendirilen Rönesans‘ın doğuşuna zemin hazırlamış ve düşünce yapısının şekillenmesinde öncü bir rol üstlenmiştir.

Hümanizm (İnsancıllık) Nedir?

TDK Güncel Türkçe Sözlük’te kelime anlamı, “İnsanlık sevgisini, insan ululuğunu en yüce amaç ve olgunluk sayan öğreti” olarak tanımlanan hümanizm (insancıllık), Latin ve Antik Yunan kültürünü en üst kültür örneği olarak benimseyen ve Orta Çağın skolastik düşünce yapısına karşı ortaya çıkan bir fikir akımıdır.

14. yüzyılda doğan, edebiyat ve tarih bilimlerinde felsefe ve tekniğini özellikle 16. yüzyıl Avrupa’sında ortaya konan Eski Çağ metinlerinin incelenmesinden alan ve uzun bir süre gelişimini sürdüren hümanizm (insancıllık), insana ait temel özellikleri geliştirmeyi amaç edinen zihinsel ve felsefi bir fikir cereyanıdır.

Rönesans (Yeniden Doğuş) Nedir?

15. yüzyılda ortaya çıkan Rönesans (Yeniden Doğuş), başta İtalya olmak üzere Avrupa ülkelerinde hümanizm akımının etkisiyle meydana gelen, klasik İlk Çağ sanat ve kültürüne dayalı olarak gelişim gösteren sanatsal ve bilimsel bir akımdır.

16. yüzyıldan itibaren düşünsel, yazınsal, dinsel, toplumsal ve ekonomik yönlerden aklı ön plana çıkararak yeni bir Avrupa inşa edilmesinde Rönesans’ın etkisi büyüktür.

Hümanizm ve Rönesans’ın Doğuşu

Latin ve Antik Yunan filozoflarının fikirlerini benimseyerek insanı yeniden keşfeden ve Yunan filozofu Protagoras‘ın her şeyin ölçüsü insandır” ifadesini rehber edinen Avrupa, öteki dünyayı öne sürerek, din üzerinden halka baskı kurmaya çalışan kilisenin hegemonyasından kurtulmanın çaresini bu dünyayı ön plana çıkarmakta, yüceltmekte bulur. Hümanist düşünce işte böyle bir ortamda doğar. Hümanizmin temelinde aklı ön plana çıkararak din ile olan ilişkiyi dengelemek ve insanı yeryüzünde tanrılaştırmak arzusu yatar. Hümanist düşünceye göre en büyük değer insandır ve insan, aklını kullanarak yaşanılan bu dünyayı öte dünyaya ihtiyaç duyulmadan cennete çevirebilecek güce sahiptir.

Hümanizmin doğuşunda Endülüs Emevilerinin etkisi büyüktür. Aklı ön planda bulunduran Müslüman filozofların fikirleri ve Emevi kütüphanelerinde bulunan Antik Yunan filozoflarına ait eserler, Avrupa’nın fikir ve sanat anlayışını bütünüyle değiştirmiştir. Ve Avrupa, bir ‘yeniden doğuş’a şahit olmuştur. İşte bütün bu gelişmeler, hümanizmin bilim ve sanattaki yansıması olan Rönesans’ın doğuşuna zemin hazırlamıştır.

Hümanizmin Genel Özellikleri

  • 14. yüzyıl Avrupa’sında ortaya çıkmıştır.
  • İnsanı yücelten, insancıl, beşeriyetçi bir fikir akımıdır.
  • Latin ve Antik Yunan kültürü en üst kültür örneği olarak benimsenir.
  • Orta Çağın skolastik düşüncesine karşı ortaya çıkmıştır.
  • Temelinde aklı ön plana çıkararak din ile olan ilişkiyi dengelemek ve insanı yeryüzünde tanrılaştırmak arzusu yatar.
  • Ortaya çıkışında Endülüs Emevilerinin etkisi büyüktür.
  • Sanat, bir doğa taklidi olarak görülür.
  • Hümanist düşünceye göre, edebiyat ve sanatın asıl konusu insandır. Ve edebiyatın amacı, insanı yüceltmektir.

Hümanizmin Temsilcileri

1. Türk edebiyatındaki temsilcileri

  • Sabahattin Eyüboğlu
  • Nurullah Ataç
  • Vedat Günyol
  • Orhan Burian

2. Batı edebiyatındaki temsilcileri

Kaynakça:

  • TDK Güncel Türkçe Sözlük
  • Kefeli, Emel (2009), Metinlerle Batı Edebiyatı Akımları, İstanbul: Akademik Kitaplar Yay.
  • Bayrak, Özcan vd. (2016), Sorularla Yeni Türk Edebiyatı, İstanbul: Kesit Yay.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz