İlyada destanı, Homeros tarafından kaleme alındığı düşünülen ve yirmi dört bölümden meydana gelen epik bir şiirdir (destandır). 15.537 dizeden oluşan bu eserin yirmi dört bölüme ayrılması işinin M.Ö. 2. yüzyılda Aristarkhos isimli İskenderiyeli bir bilgin tarafından yapıldığı varsayılmaktadır.

İlyada Destanı

İlyada destanı, insana ait birtakım temel duygu ve ihtirasların ele alındığı beşerî bir ansiklopedi gibidir. Savaşın çıkma nedeni, kadınların birbirlerini çekememeleri, kıskançlık, en güzel ve en güçlü olma arzusudur. Tanrı ve tanrıçaların, insanlar arasında kavga çıkarmaları, kendi çıkarlarının bedellerini onlara ödetmeleri, destanın dikkati çeken unsurlarıdır. Ayrıca, Agamemnon’un bencilce davranışının ve Akhilleus örneğinde olduğu gibi kendi öfkesini yenemeyen insanların çevrelerine ne kadar zararlı olabilecekleri teması da destanın değişik bir yönünü temsil eder. Bunun yanında savaşların nedensizliği teminin de destanda ele alındığı görülür. On yıl süren savaşın sonucunda ölüp giden askerlerden başka, hemen hemen hiç bir şey değişmemiştir. Dul kalıp köleleştirilen kadınlar, öksüz ve yetim kalan çocuklar, ayrılmak zorunda kalan eşler, destanın en dramatik yönünü oluşturur. Ölümsüz tanrılarla, ölümlü insanların çiftleşmesinden ortaya çıkan kahramanlar, iktidarla zayıflığın, akılla duygunun, tanrı katına yükselmenin ve insan boyutuna çekilmenin karşıtlığını yaşarlar. Destanda savaş şartlarının insanları nasıl değiştirdiği, vahşileştirdiği, hatta, canavarlaştırdığı konusu sık sık dikkate alınır.

İlyada destanında ve bu destanın devamı niteliğinde olan Odysseia destanında heksametron adı verilen bir vezin kullanılmıştır. Bu vezin, destanlara özgü bir vezindir. Altı metrondan oluşur. Her metronda bir uzun iki kısa hece ya da iki uzun hece vardır.

İlyada Destanının Konusu

İlyada destanının konusu Troia Savaşı’dır. Ancak destanda 10 yıl süren bu savaşın sadece 49-50 günlük bölümü anlatılır. Bu süre ünlü kahraman Akhilleus’un öfkesinin doğurduğu sonuçlar etrafında gelişir. Troia’nın kuşatılması sırasında Grek ordusunun komutanı Agamemnon, sevdiği kadını elinden alarak Akhilleus’a hakaret eder. Bu olay, destanı sürükleyici bir noktaya taşıyan önemli bir gelişme olur.

İlyada Destanının Özeti

İlyada destanı, genel çerçevede ele alındığında Troia şehrini ele geçiren Yunanlıların on yıl süren savaş sonucunda Troialıları mağlup etmelerini anlatır. Buna göre, fitne ve uyuşmazlık tanrıçası Eris, tanrılar tarafından deniz tanrıçası Thetis ile evlendirilen Zeus’un torunu Peleus’un düğününe çağrılmamayı gururuna yediremez ve üzerine “en güzel kadına” diye yazdığı bir elmayı konukların arasına atar. Güzellik ve zekâlarıyla tanınan üç kadın tanrıça, Zeus’un karısı Hera, güzellik tanrıçası Aphrodite ve savaş tanrıçası Athena, aralarında hangisinin en güzel olduğu hususunda kavga çıkarırlar. Büyük tanrı Zeus, kavgayı önlemek için Troia kralı Priamos’un oğlu Paris’i hakem tayin eder. Tanrıça Hera, ona, iktidar ve egemenlik, Athena, şan ve şöhret, Aphrodite ise, ona dünyanın en güzel kadınını vermeyi vaat eder. Paris, Aphrodite’i seçer. Aphrodite, sözünü tutar ve Isparta kralı Menelaos’un karısı Helena’yı Troia’ya kaçırır. Bunun üzerine Yunanlılar, Troialılara karşı bir intikam seferine çıkarlar. Böylelikle iki devlet arasında kadınların sebep olduğu bir savaş başlar.

Yunan ordusu Aulis limanında toplanır. Rüzgâr tanrısı Artemis, gemileri yürütecek rüzgârı vermez. Yunan ordusunun başkumandanı, Argos ve Isparta kralı Menelaos’un kardeşi Agamemnon, başvurdukları kahinin tavsiyesi üzerine vereceği rüzgâra karşılık Artemis’e kızı İphigeneia’yı kurban eder. Ancak Artemis, kızı öldürmez, onu bir dişi geyikle değiştirerek kurtarır. Yunanlılar istedikleri rüzgâra kavuşur. Sonunda Troia kıyısına ulaşırlar. On yıl sürecek olan bir savaş başlar. Tanrılar da bu savaşta taraf olurlar. Tanrıça Hera ile Athena, Paris’e olan öfkelerinden dolayı Yunanlılara yardım ederler.

Savaşın son yılında Yunanlıların ordusunda salgın başlar. Görüşüne başvurulan kâhin, bu salgının ancak, Agamemnon’a savaş ganimeti olarak verilen Khryseis adlı kızın, Tanrı Apollon’un rahibi olan babasına geri verilmesi ile sona ereceğini söyler. Başkumandan Agamemnon, bu durumu, istemeye istemeye kabul eder. Ancak bu defa da Akhilleus’a savaş ganimeti olarak verilen Brieis isimli köle kızı onun elinden alır. Yapılan bu harekete çok öfkelenen Akhilleus, “Myrmydonlar” adı verilen askerlerini savaştan geri çeker. Akhilleus’un güçlü desteğinden mahrum kalan Akhaia ordusu geri püskürtülür. Bu arada Agamemnon, yaptığı hareketin yanlışlığını anlar; Akhilleus’u tekrar cepheye çağırır. Agamemnon’un davetini reddeden Akhilleus, ertesi gün yurduna dönmek için denize açılmaya karar verir. Ancak, Akhaiaların daha fazla aşağılanmalarını görmek için kalmayı tercih eder. Bu arada arkadaşı Patroklos da uğranılan yenilgilerden büyük üzüntü duymaktadır. Patroklos, Myrmydonlarla savaşa katılmak için arkadaşı Akhilleus’tan izin alır. Akhilleus, arkadaşına kendi silahını ve zırhını verir. Ancak, iyi bir savaşçı olamayan Patroklos, Troialı Hektor ile girdiği çarpışmada ölür.

Artık Akhilleus’un kafasında arkadaşının intikamını almaktan başka bir düşünce yoktur. Bu arada Agamemnon ile de barışır. Sonunda Hektor’u öldürür, arkadaşının intikamını alır. Ancak Akhilleus, Paris’in attığı bir okla öldürülür. İthaka kralı Odysseus ve kahraman Diomedes, kıyafet değiştirerek düşmanlarının şehrine girerler; Troia’nın gücünü temsil eden tanrıça Athena’nın tahtadan yapılmış Palladion adlı heykelini çalarlar. Daha sonra da bilinen tahta at hilesine başvurarak Troia şehrine girerler. Bütün Troialı erkekler öldürülür. Savaşın sonunda Isparta kralı Menelaos, bu savaşa sebep olan Helena’ya yeniden kavuşur.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz