Temel ilkesi “aklın egemenliği” olan klasisizm, kuralcılık ya da bir diğer adıyla 1660 ekolü, insana değer veren, insanı seven hümanist düşünce çerçevesinde şekillenen bir sanat akımıdır. Latin ve eski Yunan sanatını temel alan bu anlayış, 16. yüzyılda başlayıp 17. yüzyıl sonuna kadar faal olmuştur. Hümanizm ve Rönesans’ın etkin olduğu bir sosyal ortamda, Fransa’da doğmuş; çoğunlukla da Fransız edebiyatında etkili olmuştur.

Klasisizm (Kuralcılık) Nedir?

Klasisizm, kuralcılık ya da bir diğer adıyla 1660 ekolü, sanatta Latin ve eski Yunan sanatını temel alan, 16. yüzyılda başlayıp 17. yüzyıl sonuna kadar devam etmiş bir sanat akımıdır. Çoğunlukla Fransız edebiyatında etkili olmuş olan bu akım çerçevesinde eleştiri, mektup, vecize, özellikle de deneme ve tiyatro türlerinde eserler kaleme alınmıştır.

Ortaçağ’ın skolastik düşünce yapısından, kilisenin ve merkezi otoritenin baskıcı tutumundan kurtulmak isteyen Avrupa halkı, Latin ve eski Yunan eserlerini keşfederek aydınlanmanın ilk adımını atar. Bu eserler sayesinde insanı sevmenin, insana değer vermenin, insancıllığın, yani hümanizmin önemi anlaşılmış, yine, bu eserler, Avrupa’nın sanat algısı ve düşünce dünyasını tamamen değişime uğratacak olan Rönesans’ın doğuşuna zemin hazırlamıştır. İşte, klasisizm, böyle bir dönemde, yani, Rönesans ve hümanizmin etkisi altındaki bu sosyal ortamda doğmuştur.

Çoğunlukla Aristoteles‘in felsefi görüşlerinden izler taşıyan klasisizm akımında, konudan daha çok konunun işlenişine önem verilir. Kahramanlar, çoğunlukla, ruhsal özellikleriyle eserlerde yer alır. Bu akımda, düş ve duygulara değil, akıl ve sağduyuya önem verilir. Çünkü, insanın, ancak aklı ve sağduyusuyla gerçeği ve varlığın özünü kavrayacağı düşüncesine inanılır.

Sanat, sanat içindir.” görüşünün benimsendiği klasisizm akımı çerçevesinde kaleme alınan eserlerde, açık ve yalın bir dilin kullanılmasına özen gösterilmiş; biçim açısından mükemmeli yakalamak amaçlanmıştır. Eserlerde yer alan kahramanlar, idealize tiplerden seçilmiş, kusurlu ve toplumun arka planında kalmış kişiler dikkate alınmamıştır. Tabiatın başlı başına bir gerçeklik olduğuna vurgu yapılmış, sanat eserlerinin tabiatı taklit etmesi gerektiğine inanılmıştır.

Klasisizm, Türk edebiyatına, Şinasi’nin ve Ahmet Vefik Paşa’nın çeviri ve uyarlamaları sayesinde, Tanzimat döneminde girmiştir. Fakat klasisizmin Türk edebiyatında bütün özellikleri görülmez. Örneğin, bu akımda büyük önem taşıyan, “Sanat, sanat içindir.” görüşü yerine Türk edebiyatında mesela, Şinasi, Direktör Ali Bey ve Ahmet Vefik Paşa’nın “Sanat, toplum içindir.” anlayışını benimsedikleri görülür.

Klasisizmin Genel Özellikleri

  • 16. yüzyılda başlayıp 17. yüzyıl sonuna kadar devam etmiş bir sanat akımıdır. Fransa’da doğmuştur.
  • Latin ve eski Yunan sanatını temel almıştır.
  • Kuralcılık ve 1660 ekolü olarak da bilinir.
  • Tabiatın başlı başına bir gerçeklik olduğuna inanıldığından, sanat eserlerinin tabiatı taklit etmesi gerektiği üzerinde durulur.
  • Akıl ve sağduyuya büyük önem verilir. Skolastik düşünce reddedilir.
  • Sanat, sanat içindir.” görüşü benimsenmiştir.
  • Çoğunlukla Aristoteles‘in felsefi görüşlerinden izler taşır.
  • Kaleme alınan eserlerde idealize tipler ele alınır. Toplumun arka planında kalmış kişiler (alt kesimler, köleler, çocuklar) anlatılmaz.
  • Nesnellik önemlidir; öznellik ve lirizme yer verilmez.
  • Kaleme alınan eserlerde, özellikle de tiyatro eserlerinde, üç birlik kuralına (yer-zaman-olay birliği) uyulur.
  • Sade ve yalın bir dil kullanılır. Dil ve üslupta mükemmellik arayışı vardır. Konudan çok, üsluba önem verilir.
  • Ahlaki ve eğitici amaç güdülür, zevk vererek öğretme anlayışı vardır.
  • Sehl-i mümtenî arayışı vardır, yani, söylenişi basit gibi görünen, fakat söylemeye kalkınca zor olduğu görülen özlü söz söyleme isteği oldukça belirgindir.
  • Gerçeğe benzerlik önemlidir; “olabilirlik” temel alınır.

Klasisizmin Temsilcileri

Türk edebiyatındaki temsilcileri

  • Şinasi
  • Abdülhak Hamit Tarhan
  • Ahmet Vefik Paşa
  • Ali Haydar Bey
  • Direktör Ali Bey

Dünya edebiyatındaki temsilcileri

  • Montaigne
  • Molière
  • René Descartes
  • Blaise Pascal
  • Jacques-Bénigne Bossuet
  • La Fontaine
  • Nicolas Boileau
  • François Fénelon
  • Madame de La Fayette
  • Jean de La Bruyère
  • Pierre Corneille
  • Jean Racine

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz