Küçürek öykü için hikâye geleneğinin bugün için gelinen son noktasıdır, denilebilir. Değişen dünya şartları ve değişen toplumsal yapılaşma beraberinde edebi türleri de etkilemekte ve onları değiştirmekte, dönüştürmektedir. Özellikle 20. yüzyılın son çeyreğinden itibaren insanların ‘hız’ı önceleyen bir hayat tarzını benimsemiş olması, edebiyatı da etkilemiş ve küçürek öykü gibi kısa, ancak, geniş/derin anlamlar içeren bir türün ortaya çıkmasını öncelemiştir.

Küçürek Öykü Nedir?

Dünya edebiyatında “flash fiction”, “short-short history”, “Anlık Kurmaca” gibi isimlerle anılan küçürek öykü, Türk edebiyatında; “minimal öykü”, “çok kısa öykü”, “öykücük”, “kısa kısa öykü”, “kıpkısa öykü”, “sımsıkı öykü”, “kısa kurmaca”, “kısa öykü”, “minik öykü”, “mini öykü”, “küçük öykü”, “küçük ölçekli kurmaca”, “mesel” gibi isimlerle bilinmektedir. Ancak, bu tür, yaygın olarak küçürek öykü olarak bilinmektedir.

Türk edebiyatında küçürek öykü ile benzerlik gösteren çeşitli metinler söz konusudur; ancak, bu metinler bugünün edebi dünyasının özelliklerini tam olarak taşımamaktadır. Örneğin, Mevlana ve Sadi’nin eserlerinde yer alan metinler veya hikemi biçimde yazılmış diğer eserler, bir bakıma bu benzerlikleri gösterse de, küçürek öykünün çıkış noktası ve arka planında yer alan temel nitelikleri taşımadıkları dolayısıyla farklılık gösterirler.

Küçürek öykünün bir hikmeti dile getirme, bir fikri anlaşılır kılma ya da birilerine doğru yolu gösterme/ders verme gibi bir amacı yoktur. Zaten bunu yapabilecek hacim ve zamana da sahip değildir. Küçürek öyküleri, daha çok, yaşamış olduğu modern çağın içerisine sıkışmış bireylerin keskin çığlıkları olarak ifade etmek mümkündür. Değer yargılarının hızla değişime uğradığı bir dönemde bu durumu sindiremeyen birey için yaşamı sorgulamak, bunalımı ifade etmek bir sonuç olarak karşımıza çıkar. İşte bu bireysel sancılar, küçürek öykü diye adlandırılan bir türün ortaya çıkmasına sebep olmuştur.

Yaklaşık olarak 250-300 veya 500 kelimeden oluşan metinler için küçürek öykü tanımı yapılsa da bu yapının bir anlatım örgüsü meydana getireceğini dile getiren Ramazan Korkmaz, küçürek öyküyü 100 kelimeyi geçmeyecek metinler olarak tanımlamaktadır. Bu metinlerde anlatmaktan çok, sezdirmek esastır ve 100 kelimeyi aşmayan metinler bu sınıflama içerisinde değerlendirilmektedir. Ayrıca tematik açıdan da bir varoluş kaygısının ön planda olduğu metinlerdir.

Küçürek öyküler ile kısa anekdotları, düzyazı biçimde yazılmış şiirleri, fıkraları vs. karıştırmamak gerekir. Çünkü adı geçen bu türlerde bir varoluş sancısı söz konusu olmadığı gibi aynı zamanda öyküsel kurgu da bulunmamaktadır.

Küçürek Öykü Türünün Temsilcileri

1. Türk edebiyatındaki temsilcileri

  • Ferit Edgü
  • Küçük İskender
  • Tezer Özlü
  • Sevim Burak
  • Tarık Günersel
  • Haydar Ergülen
  • Yeşim Dorman
  • Murat Yalçın
  • Abdullah Harmancı
  • Aslı Erdoğan
  • Melik Bülbül
  • Saliha Yadigâr

2. Dünya edebiyatındaki temsilcileri

  • Max Aub
  • Julio Cortázar
  • Michel Leiris
  • Max Jacob
  • Gertrude Stein
  • Marry Butts
  • W. Carlos Williams
  • James Joyce
  • Robert Kelly
  • Bertolt Brecht
  • Oscar Wilde
  • Dino Buzzati

Küçürek Öykü Örnekleri

ÖÇ

Köyün en koppa kızıydı.
Onu köyün en aptal gencine verdiler.
Hiç çocukları olmadı.
Daha doğrusu, sayısız çocuklarından hiçbiri o en aptal gençten değildi.

Ferit Edgü

ÖLM

‘Savaşlar çocukları büyütür’, dedi yaşlı kadın, buruşuk ağzının kenarındaki tükürükleri silerken, ‘Babalarının mezarları başında ağlayan adamlar görürsen şaşırma, yaşları büyüktür babalarından…’

Bu sözler, örümcek ağına takılmış bir sinek oldu, salındı kafasının köşesinde.

Murat Yalçın

1 Yorum

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz