Nev-Yunanilik ya da bir diğer ifadeyle Havza Edebiyatı, 1912’de batılı edebiyat grubu meydana getirme düşüncesinin bir sonucu olarak ortaya çıkan bir faaliyettir.

Nev-Yunanilik Nedir?

Nev-Yunanilik (Havza Edebiyatı) kısaca, batılı bir edebiyat meydana getirme düşüncesinin bir ürünüdür. Yahya Kemal Beyatlı, Fransa’dan Türkiye’ye döndüğünde öz şiire ulaşmak düşüncesiyle batılı edebiyatlardan öğrendiği bir usulü Türk şiirine de tatbik etmek ister. İşte bu yeni şiir akımı için Yunan uygarlığını, ana temellerden biri olarak seçer. Bu yeni şiir akımına ise Nev-Yunanilik adını verir. Tabii bu temelin ana temellerden biri olarak görülmesinde Anadolu’da yaşayan çağdaş Türklerin Akdeniz havzası uygarlığından olduklarını kanıtlamak fikri de bulunmaktadır. Yahya Kemal, “Buna göre biz de bu havza medeniyetinin çocukları idik.” diyerek bu ifade ettiğimiz bu düşünceyi dile getirmiştir.

Yahya Kemal, Fransa’da ünlü filozof Georges Sorel’den aldığı derslerin etkisiyle coğrafyaya bağlı bir tarih fikrini savunur; Malazgirt zaferiyle Anadolu’ya giren ve yerleşen Türklerin yeni bir düzen kurduklarına, yeni bir uygarlık meydana getirdiklerine inanır. Malazgirt öncesini bu yeni uygarlık döneminin başlangıcı olarak kabul ederken Akdeniz Havzası uygarlığını Anadolu’da gelişen Türk tarih ve medeniyetinin birikimleri içerisinde görür. Fakat İran etkisi ve inanç sistemi Türklerin eski Yunan medeniyetinden yeterince yararlanmalarını engellemiştir.

Yahya Kemal çok uzun ömürlü olmayan fakat yine de Türk edebiyatında izlerine rastlanan Nev-Yunanilik akımı etrafında Sicilya Kızları, Bergama Heykeltıraşları ve tamamlanmamış olan Biblos Kadınları adlı şiirleri yazar. Yahya Kemal’in bu konudaki en yakın takipçisi Yakup Kadri Karaosmanoğlu’dur.

Fransız edebiyatını okurken Antik Yunan mitolojisine bir eğiliminin olduğunu ifade eden Yakup Kadri, Yahya Kemal’in de etkisiyle Nev-Yunanilik anlayışına yönelir. Nev-Yunanilik’in etkisiyle Siyah Saçlı Yabancı, Berrak Gözlü Genç Kızın Sözleri isimli mensur şiirlerini kaleme alır. Yahya Kemal bir süre sonra Nev-Yunanilik anlayışını terk ederken Yakup Kadri, Erenlerin Bağından, Okun Ucundan adlı eserlerinde yer alan parçalarla ve sonraki yıllarda yazmış olduğu romanlarında bu anlayışı yansıtmaya devam edecektir.

Neden ilgi görmemiştir?

Nev-Yunanilik, dönem içerisinde yalnızca iki sanatçının arayışları olarak kalmıştır, ilgi görmemiştir. Çünkü artık Türkiye tarih ve edebiyatında yeni bir devir başlamıştır. Özellikle Balkan Savaşları’nın ortaya çıkardığı atmosfer, eski Yunan uygarlığının yerli uygarlığı beslemesine ve yeni bir yapı oluşturmasına engel olur. Artık bu dönemin yerli kaynaklarla beslenmesi, onun etrafında şekillenmesini savunan milli edebiyat taraftarları, zaten esasta uygarlığımıza yabancı olan bu anlayışı reddeder ve çeşitli eleştirilere maruz bırakırlar.

Nev-Yunanilik anlayışının temsilcileri (Nev-Yunaniler)

Yahya Kemal’le başlayan Nev-Yunanilik, Yakup Kadri’nin de bu anlayışı benimsemesiyle devam eder. Ancak 20. yüzyılın ilk çeyreğinde yaşanan sosyal-siyasal olaylar sebebiyle pek ilgi görmeyen hatta eleştirilere maruz kalan bu anlayış, Cumhuriyet sonrası şiirinde tekrar kendini göstermeye başlar. Bu devrede Neo-Helenist şiir olarak adlandırılan arayışlar Salih Zeki Aktay, Ali Mümtaz Arolat’ın yetersiz şairlik yetenekleriyle sınırlı kalır. O yıllarda bu şiirin en önemli temsilcisi, halk şiiri unsurları ile Yunan mitolojisini harmanlamaya çalışan Mustafa Seyit Sutüven olur.

Özetle, bu akımın temsilcileri aşağıdaki gibidir:

  • Yahya Kemal
  • Yakup Kadri
  • Salih Zeki Aktay
  • Ali Mümtaz Arolat
  • Mustafa Seyit Sutüven

Nev-Yunanilik anlayışının özellikleri

  • Nev-Yunanilik ya da bir diğer ifadeyle Havza Edebiyatı, 1912’de batılı edebiyat grubu meydana getirme düşüncesinin bir sonucudur.
  • Bu anlayışın kurucusu Yahya Kemal’dir.
  • Yahya Kemal, Nev-Yunanilik akımı etrafında Sicilya Kızları, Bergama Heykeltıraşları ve tamamlanmamış olan Biblos Kadınları adlı şiirleri yazar.
  • Bu anlayış çok uzun ömürlü olmamıştır.
  • Özellikle Balkan Savaşları’nın ortaya çıkardığı atmosfer bu anlayışın benimsenmesini engellemiştir.
  • Bu anlayış Cumhuriyet sonrası şiirinde tekrar kendini gösterir ve bu dönemde Neo-Helenist şiir olarak adlandırılır.
  • Yahya Kemal kısa süre sonra bu anlayışı terk ederken, Yakup Kadri bu anlayışı sürdürmeye ve bu anlayış çerçevesinde eserler vermeye devam eder.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz