Dante Alighieri’nin oğlu olan Francesco Petrarca, döneminin önemli sanatçılarından biridir. Aşk hayatı babasınınkiyle benzerlik gösteren sanatçı, tıpkı babası gibi bir kadına aşık olmuş, ve o da aşkına karşılık bulamamıştır. Karşılık bulamadığı bu sevgiyi, Dante-Beatrice ilişkisinde olduğu gibi zamanla ülküleştirmiştir.

Petrarca Kimdir? Petrarca’nın Hayatı

İtalyan şair Francesco Petrarca, 1304 yılında İtalya’nın Arezzo kentinde doğdu. Babası Dante ile aynı partiye, Beyazlar’a, mensup olduğu için, babası gibi o da sürgün edilince, ailesi ile birlikte önce Pisa’ya ardından Fransa’ya giderek Avignon bölgesine yerleşti. Montpellier ve Bologna’da hukuk dalında yüksek öğrenim gördü. Avignon’a dönünce kilisenin desteğini sağlamak için tarikata girdi. Bu arada kimliğini asla açıklamadığı Laura adlı bir kıza âşık oldu. Karşılık bulamadığı bu sevgiyi, Dante-Beatrice ilişkisinde olduğu gibi zamanla yüceltti. Ardından peş peşe seyahatler yaptı. Fransa, Almanya, İtalya ve Belçika’yı dolaştı. 1353 yılında Milano’ya yerleşti. Viscontilerin hizmetinde iki yıl diplomatik görevde bulundu. Son yıllarını Milano, Venedik ve Padova’da geçirdi. Padova yakınlarında bulunan Arqua köyünde 1374’te hayatını kaybetti.

Petrarca, dünya nimetlerine düşkün, yaşama sevinci ve heyecanı olan bir şairdi. Merak ve coşku onun edebi hayatını özetleyen iki önemli unsurdur. Ülküleştirdiği Laura’nın ölümünün ardından nispi bir dindarlığa yönelmiş; dini, eski çağ estetik anlayışı ile kaynaştırmaya çalışmıştır. Eserlerini Latince ve İtalyanca yazmıştır. Petrarca, asıl şöhretine halk diliyle kaleme aldığı eserleriyle kavuşmuştur. Bu bakımdan Canzoniere (Türküler), onun en önemli eseri olarak kabul edilir. Özellikle Laura’ya olan aşkını anlattığı lirik şiirlerinde aşkın bütün yansımalarını ince bir dikkatle ele alıp işlemiştir. O, Dante gibi aşkı ilahi bir kavram olarak ele almamış, sevgilisini melekler arasında değil, insanlar arasında göstermiş; bir bakıma onu gökyüzünden yeryüzüne indirmiş ve doğrudan doğruya insanın insana olan sevgisinden söz etmiştir.

Petrarca’nın Eserleri

1. İtalyanca Eserleri

  • Canzoniere (Türküler)
  • Triumphi (Utku Şiirleri)

2. Latince Eserleri

Düzyazı

  • De Otio Religioso (Dinsel Huzur)
  • De Remediis Utriusque Fortune (İyi ve Kötü Talihe Karşı Çareler)
  • De Sui Ipsius et Multorum Ignorantia (Kendisinin ve Başkalarının Bilgisizliği Üzerine)
  • De Viris Illustribus (Ünlü Kişiler Üzerine)
  • De Vita Solitaria (Yalnız Yaşam)
  • Itinerarium ad Sepulcrum Domini (İsa’nın Mezarına Yolculuk)
  • Rerum Memorandarum Libri (Unutulmaz Şeyler)
  • Secretum Meum (İç Dünyam)

Mektup

  • Liber Sine Nomine (Adsız Kitap)
  • Rerum Familiarium Libri (Bildik Olaylara İlişkin Mektuplar)
  • Rerum Senilium Libri (Yaşlılık Mektupları)

Koşuk

  • Africa
  • Bucolicum Carmen (Çoban Şiirleri)
  • Epistole Metrice (Koşuk Mektuplar)
  • Psalmi Penitentiales (Tövbe Mezmurları)

Şiirlerinden Bir Örnek

Bu iki sone, Laura’nın ölümünden önce ve sonra yazılmıştır.

Sone 1

Kırlardayım, yalnız ve düşünceli;
Yürüyorum, yavaş, ölçülü, ağır;
Kumlarda belki insan izi vardır,
Üstlerine basmadan yürümeli.

Kimseler bilmesin diye halimi
Kendim kendisini böyle savunur;
Dışımdan içimin hali okunur,
İçim alev alev, içim besbelli

İnsanlara karşı kapanıyorum;
Kıyılara, ormanlara, dağlara
Hayatımı gizli tutamıyorum.

Amor’un (Amor: Eros’un Latince adı) benimle, benim onunla
Dövüşmeden, çekişmeden sonunda
Gideceğim bir yol bulamıyorum.

Sone 2

Dağılır yele karşı altın saçları
Uçuşurdu binbir büklüm içinde
Bir hoş ışık vardı gözlerinde
Pırıl pırıl, sönmüş o zamandan beri.

Bir iyilik sarardı yüzünü bazan,
Bilmem, belki bana öyle gelirdi;
Ben, o sevdadan can atan deli
Nasıl yanıp tutuşmazdım o zaman.

Yürüdü mü yerden kurtulurdu sanki,
Melekler öyle yürüse gerek; sözleri
Bir başka türlüydü insan sözlerinden.

Gökte bir ruhtu o, bir canlı güneşti.
Öyle gördüm ben; öyle değilmiş şimdi
Yay gevşemiş, ne çıkar, yara gitmez gönülden.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz