Realizm (Gerçekçilik) Nedir?

Batı’da Rönesans ve Reform hareketlerine bağlı olarak meydana gelen toplumsal ve kültürel hareketlilikler, Batı düşünce ve sanatının, devamlı olarak, bir değişim yaşamasına olanak tanımıştır. Aydınlanma Çağı, Fransız Devrimi, Sanayi İnkılabı gibi gelişmeler, bilime verilen önemin giderek artmasını sağlamıştır. Böylelikle, bilimin ana prensiplerinden biri olan “nesnellik” ilkesi dahilinde her şeyin ancak akıl ve mantıkla açıklanabileceği, kanıtlanabileceği düşüncesi pozitivizm düşüncesinin gün yüzüne çıkmasını sağlamıştır. Sonuç olarak, “deney” ve “gözlem” değer kazanmış ve gerçeklik anlayışı, geçmiş döneme kıyasla bir adım daha öteye taşınmıştır. İşte, gelişim gösteren bu düşünceler, realizm, bir diğer adıyla, gerçekçilik akımının gün yüzüne çıkmasına zemin hazırlamıştır.

Realizm (gerçekçilik), en genel anlamıyla, olay ve olguların oldukları gibi tasvir edilmesidir. 19. yüzyılın ortalarında Fransa’da doğmuş olan bu akım, klasisizm (kuralcılık) ve romantizm (coşumculuk) akımlarına bir tepki olarak ortaya çıkmıştır. Realizmin amacı, romantik ve klasik akımların ortaya koyduğu bu yapay sanatın ortadan kaldırılması; tıpkı bir bilim adamı gibi bilimsel bir dikkatle ve nesnel bir biçimde günlük hayatın incelenerek ele alındığı gerçekçi bir sanat eserinin ortaya konmasıdır.

Realist eserlerde hayalî ve tesadüfi hiçbir unsura yer verilmemeye gayret edilir. Var olan gerçeklikler -güzel veya çirkin hiç fark etmez- somut bir ifadeyle yansıtılmaya çalışılır ve bu gerçeklikler nakledilirken de bilgi ve belgelere dayalı bir tasvir anlayışıyla hareket edilir. Örneğin, realist romancıların bir savaş romanı yazabilmek için savaş meydanlarını gezerek çeşitli notlar almaları, belgelere dayalı bir tutum sergilediklerinin en somut örneğidir. Realist yazarlar, bu tutumlarını, Hippolyte Taine‘in prensiplerine dayalı bir biçimde bireyin psikolojisini, çevreyi ve dönemin özelliklerini de göz önünde bulundurarak desteklemişlerdir. Realistler, eserlerinde yer alan olayları ve kişileri tarafsız bir şekilde, yalnızca anlatıcı görevi üstlenerek yansıtırlar. Nitekim realist sanatçıların bu tutumu, kaleme aldıkları eserlerin sade ve anlaşılır bir dile sahip olmasını sağlamıştır.

Realizm, natüralizm (doğalcılık) ile pek çok yönden ortaklık taşımaktadır; ancak, benimsediği ilkeler doğrultusunda natüralizmden ayrılır.

Realizmin Genel Özellikleri

  • Realizm (gerçekçilik), olay ve olguların oldukları gibi tasvir edilmesidir.
  • İnsan beyni boş bir levhaya benzetilir.
  • Klasisizm (kuralcılık) ve romantizm (coşumculuk) akımlarına bir tepki olarak ortaya çıkmıştır.
  • Hayalî ve tesadüfi hiçbir unsura yer verilmez.
  • Bilimin ışığında, deney ve gözleme dayalı bir tutum sergilenir.
  • Realizm akımında tip kavramı öne çıkar.
  • Kahramanlar, orta sınıf ve alt sınıfa mensup kişiler arasından seçilir ve mensubu oldukları tabakanın özelliklerini yansıtırlar.
  • Ele alınan eserlerde yalnızca gerçeği yansıtmakla yetinilmez; aynı zamanda toplumsal sorunlar için çözüm önerileri de sunulur.
  • Eleştirel bakışa önem verilir. Çünkü gerçeği eleştirel bakışla bulma düşüncesi hakimdir.
  • Nesnellik esas alınır. Yani sanatçı, kişisel düşüncelerini esere yansıtmaz.
  • Kaleme alınan eserlerde sade ve yalın bir dil kullanılır.

Realizmin Temsilcileri

Türk edebiyatındaki temsilcileri

  • Halit Ziya Uşaklıgil
  • Recaizade Mahmut Ekrem
  • Samipaşazade Sezai
  • Nabizâde Nâzım
  • Yakup Kadri Karaosmanoğlu
  • Sait Faik Abasıyanık
  • Memduh Şevket Esendal
  • Reşat Nuri Güntekin
  • Refik Halit Karay

Batı edebiyatındaki temsilcileri

  • Anton Çehov
  • Charles Dickens
  • Daniel Defoe
  • Ernest Hemingway
  • Fyodor Dostoyevski
  • Gustave Flaubert
  • Honoré de Balzac
  • İvan Sergeyeviç Turgenyev
  • Jack London
  • Lev Nikolayeviç Tolstoy
  • Maksim Gorki
  • Mark Twain
  • Stendhal

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz