Refik Halit Karay kimdir? Sanat hayatına öykü yazarak başlayan ve Maupassant tarzı öyküleriyle tanınan Refik Halit Karay, edebiyatımızın önemli simalarındandır. Kendine has üslubuyla ve ustaca kullandığı Türkçeyle yazmış olduğu, dönemini aşan, pek çok eseri Türk edebiyatına kazandırmıştır.

Refik Halit Karay Kimdir? Hayatı

Refik Halit Karay, 15 Mart 1888 yılında İstanbul’da doğmuştur. Maliye Başveznedarı Mehmet Halit Bey’in oğludur. Galatasaray Sultanisi’nde ve Hukuk Mektebi’nde eğitim gördü. Bir süre Maliye Nezareti’nde memurluk yaptı. II. Meşrutiyet’in ilanından sonra ise gazetecilik mesleğine adım attı. Tercüman-ı Hakikat gazetesinde muhabirlik ve mütercimlik yaptı.

Refik Halit Karay’ın hayatı yazdıkları yüzünden uzun bir süre sürgünlerde geçmiştir. Bu yazıları dolayısıyla ilk olarak Sinop’a, daha sonra Çorum’a, Ankara’ya ve Bilecik’e sürgün edilmiştir. Ancak, sürgün hayatı sadece bu adını saydığımız şehirlerle sınırlı kalmamıştır. Sürgün dönüşü Kurtuluş Savaşı aleyhine yazılar yazdığı iddiasıyla vatan hainliğiyle suçlanan Karay, Yüzellilikler listesine dahil edilerek Halep ve Beyrut’a sürgün edildi.

Refik Halit Karay, çıkarılan af kanunuyla birlikte on altı yıllık sürgün hayatı sonrası, 1938 yılında Türkiye’ye döner. Hem kendisinin hem de Yüzellilikler listesinde yer alan diğer isimlerin aftan yararlanmasında Mustafa Kemal Atatürk’e yazmış olduğu mektup ve şiirlerin önemi büyüktür.

Refik Halit, 18 Temmuz 1965 yılında memleketi İstanbul’da yaşamını yitirmiştir.

Refik Halit Karay Kimdir? Edebi Kişiliği

Refik Halit Karay, Türk edebiyatında ilk defa Anadolu’yu tanıtan eserleriyle tanınmış, hiciv ve mizah türündeki eserleri sayesinde ise ünlenmiştir. Karay, yurt dışında uzun bir zaman sürgün hayatı geçirdikten sonra, yaşamış olduğu bu sürgün yıllarının birikim ve tecrübesiyle kendi yaşamından derin izler taşıyan eserler vücuda getirmeye yönelir. Artık yaşadıklarını, gördüklerini, tecrübe ettiklerini, hayal ettiklerini bir araya getirip aşk, kadın, entrika konularının ağırlıkta olduğu romanlar yazmak düşüncesindedir.

Yazarlık hayatına mizahi öyküler yazarak başlamış olan yazarın edebi faaliyetleri incelendiğinde sürgün sonrasında daha çok roman yazmaya yöneldiği görülse de, sürgün yıllarında gözlemlediği Anadolu’yu ve Anadolu insanını realist bir üslupla kaleme aldığı Memleket Hikâyeleri ve yurt dışındaki sürgün hayatını yansıtan Gurbet Hikâyeleri adlı öykü türündeki eserleriyle Türk edebiyatında önemli bir yere sahip olmuştur.

Şunu da ifade etmemiz gerekir ki, yazar, yoğun bir roman çalışması yapmasına rağmen, romanları dil, üslup ve teknik bakımdan hikâyelerindeki başarıyı yakalayamamıştır. Karay, asıl ününü yazmış olduğu hikâyeleriyle elde etmiştir.

Refik Halit Karay’ın Eserleri

Roman

  • İstanbul’un Bir Yüzü (1920)
  • Ay Peşinde (1922)
  • Yezidin Kızı (1939)
  • Çete (1949)
  • Sürgün (1941)
  • Anahtar (1947)
  • Bu Bizim Hayatımız (1950)
  • Yeraltında Dünya Var (1953)
  • Dişi Örümcek (1953)
  • Nilgün I, II, III (1954)
  • Bugünün Saraylısı (1954)
  • İki Bin Yılın Sevgilisi (1954)
  • İki Cisimli Kadın (1955)
  • Kadınlar Tekkesi (1956)
  • Karlı Dağdaki Ateş (1956)
  • Dört Yapraklı Yonca (1957)
  • Sonuncu Kadeh (1964)
  • Bugünün Saraylısı (1964)
  • Yerini Seven Fidan (1977)
  • Ekmek Elden Su Gölden (1980)
  • Ayın On Dördü (1980)
  • Yüzen Bahçe (1981)

Anı (Hatıra)

  • Minelbab İlelmihrab (1964)
  • Bir Ömür Boyunca (1990)

Oyunlar

  • Kanije Müdafaası (1909)

Hikâye (Öykü)

  • Memleket Hikâyeleri (1919)
  • Gurbet Hikâyeleri (1940)

Mizah

  • Kirpinin Dedikleri (1918)
  • Sakın Aldanma, İnanma, Kanma (1919)
  • Ago Paşa’nın Hatıratı (1922)
  • Ay Peşinde (1922)
  • Tanıdıklarım (1925)
  • Deli (1939)
  • Guguklu Saat (1940)

Günlük

  • Bir İçim Su
  • Bir Avuç Saçma
  • İlk Adım
  • Üç Nesil Üç Hayat
  • Makyajlı Kadın
  • Tanrı’ya Şikayet

Refik Halit Karay’ın bazı eserlerinin açıklamaları

Roman

  • İstanbul’un Bir Yüzü (1920): İlk baskısı 1920 yılında yapılan, mütareke dönemi İstanbul’undan gerçekçi sahneler sunduğu romanıdır.
  • Yezidin Kızı (1939): İkinci sürgün yıllarında ecnebi vapurlarıyla yaptığı seyahat sırasında gözlemleme fırsatı bulduğu yerli-yabancı kişiler; Şam, Beyrut ve Hatay civarına ait izlenimlerini ele aldığı romandır.
  • Çete (1939): Hatay ve Antakya’nın bağımsızlığı uğruna çaba sarfeden Türk mücahitlerini ve onların bu uğurdaki çalışmalarını konu alan romandır.
  • Sürgün (1941): Yurt dışındaki hanedan üyelerinin durumlarını, sürgün hayatı yaşayan kişilerin vermiş olduğu mücadeleleri ve onlara karşı Müslüman ülkelerin tavrını ortaya koyan bir romandır.
  • Anahtar (1947): Cumhuriyet devri İstanbul’unda yüksek sosyetenin, memurların, sanatkârların aile ve toplum hayatlarının konu edinildiği romandır.
  • Yer Altında Dünya Var (1953): Yurt dışında geçirdiği dönemlerin izlerini taşır.
  • Dişi Örümcek (1953): Yazarın bu romanı da tıpkı Yer Altında Dünya Var adlı eseri gibi yurt dışında geçirdiği dönemlerin izlerini taşımaktadır.
  • Nilgün (1954): Tarihsel roman hüviyetine sahip, fantastik ögeleri içinde barındıran bir eserdir.
  • İkibin Yılın Sevgilisi (1954): Tıpkı Nilgün gibi bu eser de fantastik ögeleri içinde barındıran tarihsel bir romandır.
  • İki Cisimli Kadın: Yazarın spiritüalizm ve psikoloji ile uğraştığı yıllarda kaleme aldığı eseridir.
  • Kadınlar Tekkesi (1956): Tekke ve zaviyeler kapatıldıktan sonra sahte bir şeyhin yüksek sosyete çevresi içinde şehvetli isteklerini tatmin etmek için bu muhiti nasıl yozlaştırdığını konu edinir.

Hikâye (Öykü)

  • Memleket Hikâyeleri (1919): Yazarın sürgün yılları sırasında bulunduğu Sinop, Çorum, Ankara ve Bilecik’te gözlemlediği Anadolu’yu ve Anadolu insanını realist bir şekilde ele aldığı hikâye türündeki eseridir.
  • Gurbet Hikâyeleri (1940): Yazarın yurt dışındaki sürgün hayatı sırasındaki gözlemlerini yansıtan, realist bir bakış açısıyla kaleme alınmış hikâye türündeki bir diğer eseridir.

Mizah

  • Kirpinin Dedikleri (1918): Yazarın, parti mücadelelerini ele aldığı, içinde hiciv unsurlarını da barındıran mizah türündeki en önemli eseridir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz