Yunan edebiyatının en ünlü kadın şairi olan Sappho, M.Ö. 7. yüzyılda Midilli’de doğmuştur. Saphhic adı verilen kendine ait bir vezni vardır. 9 kitap hacminde eser kaleme alan şairin, zarif bir üslubu vardır. Şiirlerini Aiol adı verilen bir lehçeyle yazmıştır.

Sappho (Sapfo) Kimdir? Sappho’nun Hayatı

Sappho, Grek edebiyatının en ünlü kadın şairidir. M.Ö. 7. yüzyılda yaşadığı düşünülmektedir. Soylu bir aileye mensup olduğu bilinen Sappho, Midilli’de doğmuştur. Midilli adasında yaşanan siyasi karışıklıklar sebebiyle Sicilya adasına gitmek zorunda kaldığı ve burada hayatını kaybettiği tahmin edilmektedir. Ancak, tekrardan Midilli’ye dönüp yaşamının sonuna dek burada hayatını devam ettirdiğini söyleyenler de vardır.

Midilli’de kızlar için bir şiir, müzik ve dans okulu açtığı ve burada genç kızları eğittiği bilinmektedir. Bir rivayete göre Phaon adlı birine âşık olmuş, sevgisine karşılık bulamayınca da kendisini kayalıklardan atarak intihar etmiştir.

Saphhic adı verilen bir veznin de yaratıcısı olan Sappho’nun dokuz kitap hacminde epithalamionlar (genç kızlar için düğün şiirleri), odeler, elegialar (ağıtlar), hymnoslar (şarkılar) yazmıştır. Bunlardan sadece 170 civarı günümüze ulaşabilmiştir. Şiirlerinde daha çok hüzün, sevgi, neşe, tutku vb. konular ele alınmıştır. Zarif bir üslubu olan şair, şiirlerini Aiol lehçesiyle kaleme almıştır.

Sappho’nun Bazı Şiirleri

Bu yazımızda, Sappho’nun şiirleri arasından “Aphrodite’ye Yakarış“, “Dilim Tutulur” ve “Kızaran Nara Benzersin Dalın Tepesinde” adlı şiirlerine yer verilmiştir.

Aphrodite’ye Yakarış

Ey tahtı ışıl ışıl ölümsüz Aphrodite
Ulu Zeus’un düzenci kızı
yalvarırım yüreğimi acılarla
dağlama!

Yardımıma gel gene, hani eskiden
sesimi duyunca nasıl, çıkıp
babanın sarayından kanat çırpan
kuşların

çektiği yaldızlı arabana biner;
yeryüzüne inerdin bulutsuz
mavilikten;
ölümsüz dudağında o aydınlık gülüşle
sorardın,

“Gene nen var?” derdin, “nedir gene
deli gönlünü çelen? Tılsımımla kimi
baştan çıkarıp yollamam gerekiyor
koynuna?

Söyle, Sappho, kim seni üzen?
Kaçıyorsa kaçsın, bırak,
yakında o senin ardına
düşecek,

bugün almıyorsa verdiklerini,
yarın o sana armağanlar verecek,
seni sevmiyorsa, istemese de er geç
sevecek.”

Geleceğin varsa, şimdi gel,
kurtar beni
kuşkudan, ne diliyorsa gönlüm
yerine getir, sen de katıl benimle
savaşa.

Dilim Tutulur

Tanrılara eşittir benim için o
Dizinin dibinde oturan erkek
Yanı başında duyabilen senin
O tatlı sesini

Büyüleyici gülümseyişini.
Hoplatır evet böylesi yüreğim
Görür görmez yüzünü çıkmaz olur
Sesim soluğum

Dilim tutulur, birden her yanımı
Bir alevdir sarar inceden ince
Kulakların uğuldar, hiçbir şeyi
Görmez gözlerim.

Bir ter boşanır üstümden, titrerim
Tüm bedenimle ölecekmişcesine
Yemyeşil olurum çimenlerden de
Yeşil Agallis

Her şeye katlanabilmeli oysa

Kızaran Nara Benzersin Dalın Tepesinde

Kızaran nara benzersin, dalın tepesinde
En yüksek dalında unutulmuş, bir ağacın
Hayır, unutulmuş değil, yetişilememiş.

Seni neye benzetsem güzel güveyi?
En iyisi körpe bir dala benzetsem

Her şeyi geri getirirsin, akşam yıldızı
Fecrin dağıttığı koyunları, keçileri…
Ama alır kızı anasından götürürsün.

Hoş geldin, Gyrinna, benden ne kadar zaman
Uzak kaldınsa, o kadar çok sevin şimdi.

Pek de küçük görünmüştün gözüme;
Hiçbir işe yaramazsın sanmıştım.

Bu dağ rüzgârı nasıl allak bullak ederse
Meşeleri… İçimi de öyle sarstı Eros.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz