Şecere-i Türkî (Türk’ün Soy Ağacı) ve Şecere-i Terâkime (Türkmenlerin Soy Kütüğü) adlı bu önemli eserler, 17. yüzyılda Çağatay hükümdarı Ebu’l Gazi Bahadır Han tarafından kaleme alınmış olup, geçmiş tarihimize ışık tutan önemli tarih kitaplarıdır. Bahadır Han, bu eserleri yazarken büyük bir titizlik göstermiş, bu önemli iki çalışmayı gelecek nesillere aktarmıştır.

1. Şecere-i Terâkime

Şecere-i Terâkime, Çağatay hükümdarı Ebu’l Gazi Bahadır Han tarafından 17. yüzyılda (1660) milli bir şuurla kaleme alınmış önemli bir eserdir. Bu eser, Türkmenlerin soy kütüğü ve tarihleri hakkında çeşitli bilgiler içermekte olup, elde edilen bu bilgiler, Horasan Türkmenleri arasında yaşayan rivayetlerle göçebe beyliklerin ellerinde bulunan yazılı kaynakların bir araya getirilmesiyle oluşturulmuştur. Ebu’l Gazi, bu kitabı hazırlarken Moğol tarihçisi Reşidüddin‘in Câmiü’t Tevarih adlı eserinden önemli ölçüde etkilenmiştir.

Bahadır Han’ın Türkmen sözlü geleneğinden de yararlanarak kaleme aldığı Şecere-i Terakime adlı bu eserde, Sebeb-i Telif (yazılış nedeni) adlı bölümden sonra Hz. Adem ile alakalı bölüm başlar. Daha sonra, Kara Han’ın oğlu Oğuz Han’ın (Oğuz Han, Türk ve Altay mitolojilerinde Türklerin atası olarak kabul edilir) dünyaya gelmesine kadarki zaman içerisinde yaşamış olan ataların isimleri ve yaptıkları işler anlatılır. Bu bölümden sonra Oğuz’un doğumu hakkında bilgi verilir. Daha sonraki bölümlerde ise Oğuz Han’ın hükümdar olmasına, seferlerine, Kün Han’ın (Oğuz Han’ın ikinci eşinden olan oğlu) tahta geçmesine, Oğuz Han’ın torunlarının adları, anlamları ve damgalarına, Kün Han’ın büyük oğlu Kayı’nın hükümdar olmasına, Arslan’ın oğlu Sereng’in hükümdar oluşuna, Selçuklulara kadarki bölüme, Bahadır Han dönemindeki Türkmen boylarına ve Oğuz ilinde beylik yapan kızlara kadar devam eden uzun bir tarih anlatılır.

Eserin elde bulunan beş adet nüshası bulunmakta olup, Ebu’l Gazi, bu eseri, Türkmen hocalarının isteği üzerine kaleme aldığını beyan etmiştir. Eser, Türkmenler tarafından çok sevilmiş, uzunca bir süre okunagelmiştir.

2. Şecere-i Türkî

Ebu’l Gazi Bahadır Han‘ın ikinci önemli eseri de kendisinin tamamlayamadığı, onun yerine oğlu Enuşe Han tarafından 1663’te tamamlanan Şecere-i Türkî‘dir. Eser, 15. asrın ikinci yarısından 1663 yılına kadar Harezm’de hüküm süren hanedanların, Yâdigâroğulları sülalesi Özbek Şiban hanlarının tarihlerini ve dönemin Türkistan tarihini kapsamaktadır. Eser, aynı zamanda, Moğol hanlarına ve Cengiz Han’a dair birtakım bilgilere de yer vermesinden ötürü bir tür Cengiznâme‘dir (Cengiznâme, Cengiz Han’ın hayatını, şahsiyetini ve seferlerini anlatan bir destandır).

Hz. Adem’den başlayarak Bahadır Han dönemine kadarki Türk tarihini 9 bölüm halinde anlatan eserde, açık ve sade bir dil kullanılmış olup, mümkün olduğu kadar geçmiş tarihe sadık kalınmıştır. Ebu’l Gazi, eserini Harezm sahasında kullanılan bir Türkçeyle kaleme almıştır.

Ebu’l Gazi, bu eserini yazarken Reşidüddin‘in Câmiü’t Tevarih‘inden, Hoca Reşid‘in Tarih-i Reşidi‘sinden, Şerafettin Yezdi‘nin Zafername‘sinden ve 17 adet Cengiznâme nüshasından faydalanmıştır.

Ebu’l Gazi, bu eserinin 313 sayfasını kendisi yazmış, ancak, 1663 yılında hayatını kaybetmesinden ötürü yarım kalan eserin 16 sayfasını da babasının vasiyeti üzerine, oğlu Enuşe Han tamamlamıştır.

Şecere-i Türkî, Türkiye Türkçesine ilk defa Ahmet Vefik Paşa tarafından çevrilmiştir fakat bu çeviri tam değildir. Eserin ikinci defa ise Rıza Nur tarafından çevirisi yapılmıştır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz