Yusuf Emirî, 14. yüzyılın ikinci yarısı ile 15. yüzyılın ilk yarısında yaşadığı tahmin edilen Çağatay dönemi sanatçılarındandır. Timur’un torunu Bahsungur Mirza’nın nedimlerindendir. “Emir” veya “Emirî” mahlaslarını kullanarak hem Türkçe hem de Farsça şiirler kaleme almıştır. Üç eseri vardır.

Yusuf Emirî

Hayatı ve Edebi Kişiliği

Yusuf Emirî, 14. yüzyılın ikinci yarısı ile 15. yüzyılın ilk yarısında yaşadığı tahmin edilen Çağatay dönemi sanatçılarındandır. Doğum ve ölüm tarihi hakkında net bilgiler yoktur. Timur’un torunu Bahsungur Mirza’nın nedimlerindendir. Nevayî, Mec’alisü’n-Nefâyis‘te Yusuf Emirî’nin Türk şairlerinden olduğunu, güzel şiirleri bulunduğunu fakat şöhret bulamadığını, mezarının da Bedehşan yakınında Erhenk Saray’da olduğunu bildirir. Devletşah Tezkiresi‘nde ise dönemin belli başlı şairlerinden olduğu, Şahruh zamanında şöhret kazandığı, devlet büyükleri tarafından korunduğu, Şahruh ile oğulları ve emirlerine kasideler yazdığı belirtilir.

Yusuf Emirî, “Emir” veya “Emirî” mahlaslarını kullanarak hem Türkçe hem de Farsça şiirler kaleme almıştır. Nevayî, Farsça şiirlerinde Şeyh Kemal Hocendî’yi taklit ettiğini belirtir. Bu durum şairin her iki dili de bilmesinin yanı sıra o dönemde Farsça şiirler yazmaya olan toplum ilgisini ve edebî dildeki klasikleşme eğilimini de gösterir.

Eserleri

1. Divan

Divan, Türkçe ve Farsça şiirlerden oluşmaktadır. Eser, klasik divan düzeninde olmayıp, şiirler nazım şekillerine göre değil kafiyelerine göre düzenlenmiştir. Emirî’nin eser içinde yer alan Farsça şiirlerde o dönemin önde gelen mutasavvıflarından Şeyh Kemal Hocendî’yi taklit ettiği hatta bu durumun Türkçe şiirleri için de söz konusu olduğu söylenmektedir. Fuat Köprülü o dönem için bunun doğal olduğunu, o sırada Horasan ve Irak’ta Kemal Hocendî taraftarlarının kuvvetli olduğunu ifade eder.

Divan’ın iki nüshası bulunmaktadır. Her iki nüshada İstanbul Üniversitesi kütüphanesindedir. Büyük çoğunluğunu gazellerin oluşturduğu eserde kaside, muhammes, müseddes, rubai gibi türlerden de şiirler vardır. Zengin bir söz varlığına sahip olan eserin Türkçe kelime sayısı, Arapça ve Farsça kelimelerden daha azdır. Divan’da 381 şiir bulunmaktadır. Bunlardan beşi hece, diğerleri aruz vezniyle yazılmıştır.

2. Dehnâme

Eserin yazılış tarihi Hicri 833 / Miladi 1429-30’dur. 906 beyitten oluşan Dehnâme, aruzun “mefâ’îlün mefâ’îlün fe’ûlün” kalıbıyla yazılmış, mesnevi türünde lirik bir eserdir. Tevhid, naat, Sultan Baysungur’a övgü ve kitabın yazılış sebebi bölümleriyle başlayan Dehnâme, beşi âşıktan maşuka, beşi de maşuktan aşığa yazılmış on mektup ile sonuç bölümünden meydana gelir. Her mektuptan sonra yedi beyitlik bir gazel ve mektubu alanın incelemesi ile cevabı anlatılır.

Dehnâme, Baysungur Mirza’ya sunulmuştur. Farsçayı çok iyi bilmesine rağmen bu eseri Türkçe yazması, şairin klasik bir Çağatay edebiyatı meydana getirme düşüncesinden dolayıdır. Eserin tek yazma nüshası bulunmakta olup bu yazma nüsha Londra British Museum’dadır.

3. Beng ü Çağır

Yusuf Emirî’nin Beng ü Çağır adlı bu eseri, “afyon” ile “şarap”ın temsilî münazarasını anlatır. Eser, nazım-nesir karışık bir şekilde düzenlenerek Baysungur Mirza’ya sunulmuştur. Emirî, bu eser için, Fars tarzıyla Türk dilinde kendisine kadar kimsenin böyle bir eser yazmadığını ifade eder. Ben ü Çağır, bu yönüyle o dönemdeki Fars geleneği ile eser kaleme alma eğiliminden ortaya çıkmıştır denilebilir.

Eserde beng (afyon) ile çağır (şarap) karşılıklı olarak konuşurlar. Emirî, beng ile yeşiller giymiş uyuşuk bir dervişi sembolize ederken çağır ile de kırmızılar giymiş, öfkeli ve korkusuz bir genci sembolize eder. Söz konusu bu sembollerle afyon ve şarap karşılaştırması yapılmıştır.

Eserin tek yazma nüshası Londra British Museum’dadır. Bu nüsha Gönül Alpay tarafından yayımlanmıştır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz